SON DAKİKA

KALBİNDE DOĞUŞTAN 9 ADET TÜMÖR İLE MUCİZE YAŞAM

Bu haber 06 Eylül 2018 - 10:55 'de eklendi ve 235 kez görüntülendi.

Hasatamız Gülay Ravza TOLU anne karnında iken yapılan ekokardiyografide kalbinde kitle (tümör) şüphesi vardı bu nedenle doğar doğmaz yenidoğan yoğun bakıma aldık. Yaptığımız ilk ekokardiyografide kalbinin içerisinde en büyüğü 1,8 cm ve en küçüğü 0,6 cm olan 9 adet tümör (kitle) olduğunu bu tümörlerin kardiyak rabdomiyom yapısında olduğunu tespit ettik. Kalbin tüm odalarına yerleşmiş olan tümörlerin en büyüğünün akciğere kan götüren damarın hemen ağzına yerleştiğini ve akciğere kanın gitmesini kısmen engellediğini tespit ettik ancak bu durum o an için ciddi boyutta değildi ve hastanın yaşamı için yeterli miktarda kan akciğere gidebiliyordu. Ayrıca takiplerde hastamızın kalbinde tümörlerden kaynaklı ciddi ritim probleminin de olduğunu gördük ve ona yönelik tedavi başladık. Zaten bu tümörlerin en korkulan etkileri kalp kasının çalışmasını bozmaları, kalpte ölümle sonuçlanabilen ciddi ritim problemi yapmaları ve kalbe kan götüren veya kan getiren damarların veya kalbin içerisindeki kapakları ağzına tıkayarak kalbin kan giriş çıkışını bozmalarıdır. Malesef hastamızda kalpten akciğere kan götüren damarın kapağına yapışan tümör kan akışını zamanla ciddi manada engellmeye başladı. Ayrıca hastamızın kalbinde ciddi ritim problemide mevcuttu. Hastamızı tümörün bu mevcut olumsuz etkileri ve oluşabilecek diğer olumsuz etkileri açısından yakın ekokardiyografi takibine aldık. Takiplerde hastamız yaklaşık 4 aylık iken en büyük kitlenin akciğere kan götüren damarın ağzını tama yakın tıkamaya başladığını, kan akışı bozulan kalbin bu nedenle sağ tarafının genişleyip büyüdüğünü ve hastamızın dudaklarında morarmaların oluşmaya başladığını gördük. Bunun üzerine tekrar yatırarak gerekli kan tahlilleri yaptıktan sonra tümörü küçültücü ilaç tedavisi başladık. 4 haftalık ilaç tedavisinin sonunda tümörün büyük oranda küçüldüğünü ve akciğere kanın rahatlıkla gidebildiğini gördük ve hastamızı ettik. İlk doğduğunda kalbin içerisinde mevcut olan 9 adet tömörden 6 tanesi küçülerek tamamen kayboldu. Kalan 3 adet tümöründe şuan kalbe zarar vermeyecek boyutlara kadar küçülmüş durumdalar. Şuan hastamız 9 aylık sağlığı yerinde ve takiplerine devam ediyoruz. Yaş ilerledikçe kalan tümörlerin kendiliğinde küçülme ihtimali var, eğer küçülmeyip tekrar akciğer damarını tıkama problemine sebebiyet verirse yine ilaç tedavisi ile küçültme veya gerekirse ameliyat ile tümörü çıkartmayı planlıyoruz, bunun kararını takiplerde hastanın durumuna ve ekokardiyografi bulgularına göre karar vereceğiz.

Kalp tümörleri çok nadir görülürler. 10-15 bin bebek doğumun yaklalaşık 3 ünde görülebilirler. En sık görülenleri hastamızda da olan kardiyak rabdomiyon türüdür. Bu tümörler tek kitle olarak görülebildikleri gibi çok sayıda kitle şeklinde de bulunabilirler. En korkulan etkileri kalbin çalışmasını bozmak, kalp kapaklarını ve damarlarını tıkayarak kan akışını engellemek ve kalpte ritim problemi yaparak ani ölüme sebebiyet vermeleridir. Kitlerin etkileri korkutucu olabilir ve ani ölümle sonuçlanabilir ancak hastamızda da görüldüğü gibi tedavileri mümkündür. Gülay hastamız gibi tedavisini tamamladığımız ve takiplerine devam ettiğimiz Elazığ”dan Şanlıurfa”dan gelen tedavilerini tamamlayıp ayaktan takiplerine devam ettiğimiz çok sayıda kalp tümörlü takipli hastamız var. Suriyeden sınırdan aldığımız ve şuan halen yenidoğan yoğun bakımımızda yatan bir hastamız daha var. Takip ettiğimiz hastalarımızdan hepsi hayatta, hayatını kaybeden hastamız yok ve hepsi hayatlarına sağlıklı bir şekilde devam ediyorlar. Her türlü doğuştan kalbinde delik, damar yokluğu, damar darlıkları, damarları ters olan, kalbin bir tarfı olmayan, tek odalı kalpler dediğimiz kompleks konjenital kalp hastalıkların her türlüsünün takip ve tedavisini yapıyoruz. Şuan yoğun bakımımızda ilimiz içerisinden aldığımız, Suriye, elazığ, Hatay, Şanlıurfa, Mardin, Osmaniye Kahramanmaraş ve diğer birçok Doğu-Güneydoğu illerimizden merkezimize gönderilmiş ve halen tedavileri devam eden 25 in üstünde hastamız mevcuttur. Artık bu tür hastalarımızın eskisi gibi Ankara veya İstanbul illerimize gitmelerine gerek kalmadan her türlü takip ve tedavilerini yapabiliyoruz. Bu amlamda bu tür hastaların takip ve tedavileri için doğu ve güneydoğu anadolu bölgemize hizmet veren tek merkez konumundayız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.